Genel

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nedeniyle Boşanma 2026 | TMK 166 Şartlar

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nedeniyle Boşanma

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması (şiddetli geçimsizlik); Türk Medeni Kanunu‘nun 166. maddesinde düzenlenen genel bir boşanma sebebidir. Ortak hayatın taraflardan biri için çekilmez hâle geldiği durumlarda; kusursuz veya daha az kusurlu eşin diğerine açtığı çekişmeli boşanma davasıdır.

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanma TMK 166. maddesi; Türk hukukundaki en geniş kapsamlı boşanma sebebidir. Belirli bir olay ya da eylem değil; evlilik birliğini artık sürdürülemez kılan bütün olumsuz koşullar bu madde kapsamına girebilir. İstanbul Boşanma Avukatı olarak Türkanoğlu Hukuk ve Danışmanlık Bürosu; bu rehberde şiddetli geçimsizliğin hukuki çerçevesini, şartlarını, kusur değerlendirmesini, güven sarsıcı davranışları ve Yargıtay kararlarını aktarmaktadır.

Kapsam — Hangi Durumlar TMK m. 166 Kapsamına Girer?

Kanunda sınırlandırılmış özel durumların aksine; tarafların evliliklerini sürdürmelerinin kendilerinden beklenemeyeceği her türlü olumsuzluk bu kapsam içinde değerlendirilebilir.

Davranışsal Sebepler
  • Güven sarsıcı yakın ilişkiler
  • Aile içi şiddet ve tehdit
  • Ağır hakaret ve küfür
  • Sürekli müdahale ve baskı
  • Kumarbazlık / bağımlılık
  • Sosyal medya paylaşımları
İlişkisel Sebepler
  • Uzun süreli iletişimsizlik
  • Aile bireyleri arası sürtüşme
  • Ortak hayatın fiilen sona ermesi
  • Eşlerin ayrı evlerde yaşaması
  • Değer çatışmaları
  • Cinsel uyumsuzluk
Ekonomik Sebepler
  • Aile giderlerine katılmama
  • Ortak birikimi harcama
  • Ev içi sorumluluğu terk etme
  • Mal kaçırma girişimleri

Önemli Sınır: Salt olağan geçimsizlik, kısa süreli tartışma ya da normal eşler arası anlaşmazlıklar bu madde kapsamında değildir. Hâkim; evlilik birliğini ortak hayatı sürdürmesi beklenemeyecek derecede sarsmış olumsuzlukların varlığını somut delillerle araştırmaktadır.

Hâkim Takdiri — Mutlak Boşanma Sebebi Değildir

TMK m. 166; “mutlak boşanma sebebi” değildir. Hâkim; ortak hayatın çekilmez hâle geldiğine ve evliliğin devamında taraflar ve çocuklar için korunmaya değer bir menfaat kalmadığına bizzat kanaat getirirse karar verir.

Hâkimin Araştırdığı Unsurlar

Evlilik birliğini temelinden sarsan olgu ve olayların somut kanıtlarla ispatlanması. Çekilmezlik koşulunun; eşin öznel değerlendirmesiyle değil, nesnel ölçütlerle belirlenmesi. Tarafların ve varsa çocukların menfaatinin dikkate alınması.

Çekilmezlik Nasıl Ölçülür?

Yargıtay; çekilmezliği “makul kişi ölçütüyle” değerlendirmektedir: Orta anlayışlı, makul bir kişinin o koşullarda evlilik birliğini sürdüremeyeceği sonucuna varılıyorsa çekilmezlik koşulu oluşmuş sayılır.

Kusur Durumu ve Davalının İtirazı

Davayı açan eşin kusurlu olması hâlinde; daha az kusurlu olan davalı eş boşanmaya itiraz edebilir. Ancak bu itiraz; evliliğin devamında davacı için korunan bir menfaat kalmamışsa hakkın kötüye kullanılması sayılır ve dikkate alınmayabilir.

Kusur Durumu Dava Hakkı Davalının İtirazı Yargıtay Tutumu
Davacı kusursuz, davalı kusurlu Açıkça var İtiraz edemez Boşanma kararı verilir
Davacı daha az kusurlu Var İtiraz edemez Boşanma kararı verilir
Eşit kusur Var İtiraz hakkı sınırlı Boşanma kararı verilebilir
Davacı tam kusurlu Prensipte açabilir İtiraz hakkı var İtirazın hakkın kötüye kullanımı olup olmadığı araştırılır
Yargıtay: Tam Kusurlu Davacının Davasının Reddi İçin Korunan Menfaat Aranır

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihadına göre; tam kusurlu davacının açtığı boşanma davasında davalının itirazı; evliliğin devamında davalı için korunmaya değer bir menfaat bulunduğunu gerektirmektedir. Bu menfaat yoksa itiraz hakkın kötüye kullanılması sayılır ve davalının itirazına rağmen boşanma kararı verilebilir.

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davası ve kusur değerlendirmesi için İstanbul Boşanma Avukatı Av. Fatma Betül Türkanoğlu ile iletişime geçebilirsiniz.

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılmasının Şartları

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılmasının Şartları

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılmasının Şartları

Evlilik Birliğinin Sarsılmış Olması

Ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenemeyecek derecede evlilik birliğinin sarsılmış olması gerekir. Geçici tartışma ya da olağan anlaşmazlık yeterli değildir; evliliği sürdürülemez hâle getiren ciddi ve kalıcı sarsılma aranır.

Çekilmezlik Koşulu

Sarsılmanın; ortak hayatı en azından davayı açan taraf için çekilmez hâle getirmiş olması gerekir. Hâkim; bu koşulu somut olgular ve deliller ışığında takdir eder.

Dayanılır Bir Menfaat Kalmamalı

Evliliğin sürdürülmesinde taraflar veya çocuklar için korunmaya değer bir menfaat kalmamış olmalıdır. Bu unsur; tam kusurlu davacının davasında davalının itirazını bertaraf eden temel kıstastır.

Hak Düşürücü Süre Yoktur

TMK m. 166’ya dayalı boşanma davasında; özel boşanma sebeplerindeki (TMK m. 161–165) gibi bir hak düşürücü süre yoktur. Evlilik devam ettiği sürece dava açılabilir.

Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma — Sebepler

Şiddetli geçimsizlik sebepleri; Yargıtay kararlarında tekrar eden olgulara göre değerlendirilmektedir. Bunların tek başına ya da birkaçının bir arada bulunması; boşanma davasına dayanak oluşturabilir.

Sebep TMK Kapsamı Yargıtay Tutumu
Aile içi şiddet ve tehdit TMK 166 + 162 (pek kötü muamele) Güçlü boşanma sebebi; kusur değerlendirmesinde belirleyici
Ağır hakaret, küfür ve aşağılama TMK 166 + 162 (onur kırıcı davranış) Süreklilik unsuru ağırlaştırıcıdır
Güven sarsıcı davranışlar (aldatma şüphesi) TMK 166 Somut delil ile birlikte güçlü sebep sayılır
Aile bütçesine katkıdan kaçınma TMK 166 Kusur unsuru olarak değerlendirilir
Kumar / alkol bağımlılığı TMK 166 + 163 (haysiyetsiz hayat) Süreklilik ispatlandığında güçlü sebep
Sürekli müdahale / kayın sorunları TMK 166 Tek başına zayıf; diğer olgularla desteklenmelidir
İletişim kopukluğu ve ilgisizlik TMK 166 Somut tanıkla desteklenmesi gerekir

Evlilikte Güven Sarsıcı Davranışlar Nelerdir?

Güven sarsıcı davranışlar; Yargıtay içtihadında şiddetli geçimsizliğin en yaygın kategorilerinden birini oluşturmaktadır. Bu davranışlar; zinaya varmasa da evlilik birliğini önemli ölçüde sarsabilir.

  • Karşı cinsle aşırı yakın ilişkiler sürdürmek: Mesaj yazışmaları, sosyal medya ilişkileri veya başka kişiyle sık sık buluşma; somut delillerle kanıtlandığında güçlü bir boşanma gerekçesidir.
  • Eşi küçük düşürecek sosyal medya paylaşımları: Aile yaşamını veya eşi aşağılayan içerikler; hem güven sarsıcı hem de onur kırıcı davranış kapsamına girebilir.
  • Ortak sırrı üçüncü kişilerle paylaşmak: Evlilik içindeki özel bilgilerin aile bireyleri veya üçüncü kişilere aktarılması.
  • Eş hakkında asılsız suçlamalar yaymak: İftira niteliğindeki iddialar; hem TMK 166 hem TMK 162 kapsamına girebilir.
  • Yalan söylemek ve kandırmak: Ekonomik konularda (maaş, borç, harcamalar) sürekli yanıltma; güven sarsıcı davranış sayılmaktadır.

Ortak Hayatın Kurulamaması Nedeniyle Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Nikâhtan sonra ortak bir konut oluşturamamak ya da eşlerden birinin ortak hayata katılmayı reddetmesi; TMK m. 166 kapsamında boşanmaya dayanak oluşturabilir.

Ortak Hayatın Kurulamaması ve Çekilmezlik

Yargıtay; nikâhtan sonra ortak konut oluşturulamamasını; evlilik birliğinin temelinden sarsıldığının somut bir göstergesi olarak değerlendirmektedir. Ancak bu durum; tek başına yeterli olmayabilir. Hâkim; neden ortak hayatın kurulmadığını, hangi tarafın buna engel olduğunu ve çekilmezliğin gerçekten oluşup oluşmadığını araştırmaktadır.

  • Dava; eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri Aile Mahkemesi’ne dilekçe ile açılır.
  • Ortak hayatın neden kurulamadığı; somut olgular ve tanık beyanıyla desteklenmelidir.
  • Eşin ayrı evde yaşamayı irade ile sürdürdüğü ispatlanmalıdır.
  • Boşanma hâkimi, gerçek bir sarsılma bulunduğuna kanaat getirmeden boşanma kararı vermez.

3 Yıllık Ayrı Yaşama — TMK m. 166/IV

TMK m. 166/IV; diğer tüm boşanma davaları reddedilmiş olsa dahi; eşlerin 3 yılı aşkın süre fiilen ayrı yaşamaları hâlinde her birinin boşanma davası açabileceğini düzenlemektedir.

3 Yıllık Ayrı Yaşama Şartları

Her türlü boşanma davasının kesinleşmiş ret kararıyla sona ermiş olması. Bu red tarihinden itibaren 3 yıl geçmesi. Eşlerin bu süre zarfında fiilen ayrı yaşamış olması. Her iki eşin dava açma hakkı vardır.

Pratik Önemi

Bu madde; özellikle ispat güçlüğü nedeniyle başarısız olan boşanma davalarından sonra işlevsel hâle gelmektedir. 3 yıl fiilen ayrı yaşayan eşlerin; mahkeme artık ortak hayatın çekilmezliğini araştırmaksızın boşanmaya hükmeder.

Tazminat ve Nafaka

Maddi ve Manevi Tazminat

TMK m. 174 uyarınca; boşanmadan dolayı mevcut ve beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu eş, kusurlu taraftan maddi tazminat talep edebilir. Kişilik hakkı zedelenen eş manevi tazminat talebinde bulunabilir. Tazminat; kusur oranına göre hâkimce belirlenir.

Yoksulluk Nafakası

Boşanma sonucunda yoksulluğa düşecek olan ve daha az kusurlu eş; karşı taraftan süresiz yoksulluk nafakası talep edebilir. Tam kusurlu eş yoksulluk nafakası alamaz. Nafaka; tarafların ekonomik koşullarına ve yaşam standartlarına göre belirlenir.

İştirak Nafakası

Çocukların bakım, eğitim ve sağlık giderleri için velayeti almayan ebeveynden iştirak nafakası talep edilebilir. Nafaka; her yıl TÜFE/ÜFE oranında artış maddesiyle protokolde ya da karar metninde yer alabilir.

Tedbir Nafakası

Dava süresince; ekonomik açıdan zayıf taraf için hâkim tedbir nafakasına hükmedebilir. Talep dilekçesi ile birlikte ya da yargılama sırasında ayrı bir dilekçeyle istenebilir.

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması — Dava Dilekçesi ve Görevli Mahkeme

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanma dava dilekçesi; somut olgular, ispat araçları ve hukuki talepler bakımından dikkatle hazırlanmalıdır.

Dilekçede Bulunması Gerekenler

TMK m. 166/I’e açık dayanak. Evlilik birliğini sarsan somut olguların tarihleriyle birlikte açıklanması. Delil listesi (tanıklar, belgeler, mesaj kayıtları). Kusur dağılımının gerekçelendirilmesi. Tazminat, nafaka ve velayet talepleri. Tedbir nafakası ve tedbir kararı talebi. Aile konutuna ilişkin talepler.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Görevli mahkeme: Aile Mahkemesi. Aile mahkemesi yoksa: Asliye Hukuk Mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla. Yetkili mahkeme: eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi ya da davadan önce son defa 6 ay birlikte oturulan yer mahkemesi (TMK m. 168).

Yargıtay Kararlarından Örnekler

Yargıtay Kararlarından Örnekler

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması — Yargıtay Kararlarından Örnekler

Y2HD — Eşit Kusurda Dava Sahibi Her İki EştirYargıtay 2. Hukuk Dairesi; eşlerin eşit kusurlu olduğu hâllerde; davayı açma hakkının her ikisine de ait olduğunu içtihat etmektedir. Eşit kusur durumunda davalının itirazının hakkın kötüye kullanılması sayılacağına ve boşanma kararı verilebileceğine hükmedilmektedir.

Y2HD — Güven Sarsıcı Davranış: Karşı Cinsle Yakın İlişkiYargıtay; eşin başka biriyle sürdürdüğü yoğun yazışmalar ve buluşmaların — zinaya varmasa dahi — evlilik birliğine duyulan güveni zedelediğini ve TMK m. 166 kapsamında şiddetli geçimsizlik sebebi oluşturduğunu içtihat etmektedir. Bu davranış; birden fazla davada kusur olarak belirleyici unsur sayılmıştır.

Y2HD — Tam Kusurlu Davacının Davası: İtirazın Hakkın Kötüye KullanılmasıYargıtay 2. Hukuk Dairesi; evlilik birliğinin taraflar için artık çekilmez hâle geldiği ve davalı eşin boşanmaya itirazında korunmaya değer somut bir menfaatinin bulunmadığı hâllerde; tam kusurlu davacının açtığı boşanma davasının dahi kabul edilmesi gerektiğini içtihat etmektedir. Bu içtihat; TMK m. 166/II hükmünün pratikte uygulanma biçimini belirlemektedir.

Y2HD — Kayın Müdahalesinde Eşin Tutumuna BakılırYargıtay; kayın hısımlarının aile hayatına müdahalesinin tek başına şiddetli geçimsizlik sebebi sayılmadığını; ancak diğer eşin bu müdahaleye göz yumması ya da bizzat katkı sağlaması hâlinde kusur değerlendirmesinde ağırlaştırıcı unsur teşkil edeceğini içtihat etmektedir.

Sıkça Sorulan Sorular

Şiddetli geçimsizlik evlilik birliğini nasıl sarsabilir?

Şiddetli geçimsizlik; eşler arasındaki iletişimin, güvenin ve ortak yaşamın sürdürülemez düzeyde bozulmasını kapsamaktadır. Sürekli hakaret, şiddet, güven sarsıcı davranışlar, ilgisizlik, ekonomik sorumsuzluk ve aile müdahalesi gibi olgular; tek başına ya da birlikte değerlendirildiğinde evlilik birliğini temelinden sarsabilir. Hâkim; bu olumsuzlukların ortak hayatı gerçekten çekilmez kıldığını somut delillerle araştırır.

Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasının şartları nelerdir?

TMK m. 166 kapsamında boşanma kararı verilebilmesi için iki temel şart aranır: Birincisi, evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmesi eşlerden beklenemeyecek derecede sarsılmış olmalıdır. İkincisi, bu sarsılma; evliliğin devamında taraflar veya çocuklar için korunmaya değer bir menfaat kalmayacak boyuta ulaşmış olmalıdır. Hak düşürücü süre yoktur; evlilik devam ettiği sürece dava açılabilir.

Ortak hayatın kurulamaması nedeniyle boşanma davası nasıl açılır?

Nikâhtan sonra eşlerden birinin ortak konut oluşturmayı reddetmesi ya da ayrı yaşamayı sürdürmesi hâlinde; TMK m. 166/I kapsamında Aile Mahkemesi’ne boşanma davası açılabilir. Dilekçede; ortak hayatın neden kurulamadığı, hangi tarafın buna engel olduğu ve bu durumun ne kadar sürdüğü somut olgularla açıklanmalıdır. Tanık beyanları ve yazışma kayıtları; ispat için kritik öneme sahiptir.

Evlilikte güven sarsıcı davranışlar nelerdir?

Yargıtay içtihadında güven sarsıcı davranış olarak en sık değerlendirilen olgular: karşı cinsle yoğun yazışmalar ve buluşmalar, eşi küçük düşüren sosyal medya paylaşımları, aile sırlarını üçüncü kişilere aktarmak, ekonomik konularda sürekli yanıltma ve eş hakkında asılsız suçlamalar yaymaktır. Bu davranışların zinaya varmadan da şiddetli geçimsizlik sebebi oluşturabileceği Yargıtay tarafından kabul edilmektedir.

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davasında tam kusurlu olan eş dava açabilir mi?

Evet, dava açabilir. Ancak davalı eşin itiraz hakkı doğar. Bu itiraz; evliliğin devamında davalı için korunmaya değer somut bir menfaatin bulunduğu anlamına gelmelidir. Yargıtay; artık bu menfaatin bulunmadığı hâllerde tam kusurlu davacının davasını da kabul etmekte; davalının itirazını hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirmektedir. Pratikte; her davayı somut koşullarıyla birlikte değerlendirmek gerekmektedir.

Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davasında hak düşürücü süre var mıdır?

Hayır. TMK m. 166 davalarında; TMK m. 161 (zina) ya da TMK m. 162 (hayata kast) gibi 6 aylık veya 5 yıllık hak düşürücü süre yoktur. Evlilik devam ettiği sürece her zaman dava açılabilir. Ancak; ayrı yaşama, olaylar üzerinden uzun süre geçmesi ve af benzeri davranışlar; hâkimin çekilmezlik değerlendirmesini etkileyebilir.

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması yargıtay kararlarında hangi sebepler ağır basıyor?

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararlarında en sık boşanma gerekçesi sayılan olgular: aile içi şiddet ve tehdit, ağır hakaret ve küfür, güven sarsıcı davranışlar (karşı cinsle yakın ilişkiler), alkol ve kumar bağımlılığı, aile giderlerine katkıdan kaçınma ve sürekli iletişim kopukluğudur. Bu olgular; tek başına ya da birlikte değerlendirildiğinde belirleyici olmaktadır. Tanık beyanları ve somut belgeler; davanın seyrini doğrudan etkiler.

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davası, kusur değerlendirmesi, tazminat ve nafaka talepleri için hukuki destek almak üzere Av. Fatma Betül Türkanoğlu ile iletişime geçebilirsiniz. Büromuz İstanbul Fatih’te hizmet vermektedir.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayınıza ilişkin hukuki değerlendirme için avukata danışmanız önerilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir